Kurdistan Tarihi (18) - Forum
Main Registration

Login

Welcome Guest | RSSSaturday, 2016-12-10, 11:41 AM
[ New messages · Members · Forum rules · Search · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » Kürt Tarihi » Kürt Tarihi » Kurdistan Tarihi (18)
Kurdistan Tarihi (18)
volongotoDate: Thursday, 2011-10-06, 8:36 PM | Message # 1
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Kurdistan Tarihi (18)



fktyasar@mail.com

İslamiyet Dönemi Kurd İsyanları (Eba Müslim-ê Xoresanî)

“Kurdler bin küsur yıldır din adına Araplara alet olduğu gibi, ilericilik, demokratlık ve solculuk adına da sömürgeci Fars ve Türklere alet olmaktadırlar.”

Sasani orduları Araplara yenildikten sonra Kurdıstan’ın büyük bir kısmı Arapların eline geçmişti.

Arap kaynaklarına göre Sasani ordularında savaşan askerlerin çoğu Kurdler’den oluşuyordu. Bu nedenle Arap istilası sırasında en çok soykırıma uğrayan kavim Kurdler’dir.

İlk dört halife döneminde devrimci bir çıkış sergileyen İslam, hilafet makamı yüzünden kavgaya girişen güçler tarafından saltanat aracı olarak kullanılınca sömürgeci ve emperyal bir yapıya dönüştü. Hz. Muhammed öngörüsüyle bu süreci şöyle yorumlamıştır: “ İslam’da gerçek hilafet otuz yıl sürecek, ondan sonrasında saltanat devri başlayacaktır.”

Saltanat devrinde iktidar hırsına kapılan taraflar halifelik için yarışırken zulüm ve katliamlardan geri kalmamışlardı. Özellikle Emeviler sömürücü baskı, zulüm ve katliamlarla İslam’ın yozlaşmasına ve isyanların çıkmasına sebep olmuştu.

Bu dönemde ilk büyük isyan Horasan yöresinde yaşayan Kurdler tarafından başlatılmıştır.

İsyana önderlik yapan Eba Müslim Xoresan-i Şii mezhebine mensup bir Kurd aileden gelmesine rağmen kendisi tüm mezhepleri kucaklayarak isyanı yönetmiş ve zenginlerden alarak fakirlere dağıtan tavrıyla bir halk kahramanına dönüşmüştü. Elde ettiği güç ile Xoresan bölgesini Araplardan temizleyen Eba Müslim, alternatif bir iktidar yaratarak Emevi halifeliğini korkutmuştu. Emeviler gittikçe büyüyen isyan hareketini bastırmak için bölgeye ordularını gönderdiyse de yenilgiye uğramaktan kurtulamadılar. Emevi ordularını yenilgiye uğratan Eba Müslim Dicle Nehrinin doğusunda kalan tüm Aryan topraklarını hakimiyetine aldıktan sonra hilafet makamını Emeviler’den alıp peygamber sülalesine teslim etmek istiyordu. Emevi halifesi II.Mervan bu planı bozmak için peygamber soyundan gelen Muhammed oğlu İbrahim’i idam ettirdiyse de, Eba Müslim ve taraftarlarının peygamberin amcası oğlu Abbas’ın soyundan Ebu Cafer Muhammed El Mensur’un hilafet makamına tayin edilmesine engel olamadı.

Bu gelişmeler üstüne Emevi orduları ile 750 yılında yapılan savaşı kazanan Eba Müslim, Hilafet makamının Abbasilere geçmesini sağlayarak ABBASİLER DÖNEMİNİ başlatmıştır. Hilafette Abbasiler dönemini başlatan Eba Müslim, Emevi zulmüne son verirken kendi hayatına da mal olacak yeni bir saltanata ve zulüm tezgahına iktidarı terk ettiğinin farkında değildi.

Hz. Muhammed’in dikkat çektiği saltanat devri, Abbasilerle daha da pekişecek ve İslam, idareciler tarafından saltanat aracı olarak kullanılacaktı.

Hilafet makamını zahmet çekmeden elde eden Abbasiler saltanatlarını korumak için yüksek vergilerle halka haksızlık ve zulüm yapmaya başlayınca Eba Müslim ile araları açıldı.

Saltanat hırsına kapılan Abbasilere iktidarı vermekle pişmanlık duyan Eba Müslim bir yazısında şöyle der:

”…Peygamber ailesinden bir adama güvendim.
Bu kişi tanrıya varmamda önderim olacaktı.
Oysa o beni yanılgıya uğrattı.
Kur’anı ters çevirip lehine kullandı…”

Abbasi zulmüne karşı muhalefet yapan Eba Müslim sarayda korku yaratmıştı. Bu korkudan yola çıkan Halife Mensur, Eba Müslim’e tuzak kurarak sarayına davet eder.
Attachments: 1438907.jpg(7Kb)
 
volongotoDate: Thursday, 2011-10-06, 8:36 PM | Message # 2
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
C.P.B “Muhtasar Kurdıstan Tarihi” adlı eserinde bu konuda şöyle der: Eba Müslim in azim ve cihadıyla hilafet postu ve saltanat tahtına oturan Halife Mensur, Eba Müslim’e minnet borcunu ve şükrünü, bu kahramanı canice sarayında öldürterek feda etti. Bu büyük kahramanın parça parça doğranan cesedi saray penceresinden Dicle nehrine atıldı… İşte Arap vefakarlığı !...” aynı eserde saray şairi Habeşi Ebu Delame de Eba Müslim hakkında şöyle der:

”Ey mücrim, Allah’ın kullarına verdiği nimet değişmez,
Ta ki o kimse yolunu şaşırmazsa,
Sen Mensur’un hükmüne gadr yapmaktasın,
Kurd babaların da gadr yapmıştı.
Ey mücrim, sen bizi korkuttun,
Ama kükremiş aslan canını aldı.”

Eba Müslim Xoresani’den sonra Kurdıstan halkı Araplara karşı güvensizlik duymuş ve bu durum yeni isyanların çıkmasına zemin oluşturmuştu.

Abbasiler muhtemel bir Kurd isyanı olasılığına rağmen ordudaki askerlerin çoğunluğunun Eba Müslim’e ait askerlerden oluşması sebebiyle Kurdler’e karşı çaresiz kalmıştı.

Kurdler’in isyan çağrısı ve Kurdıstan’ın zapt edilemeyen doğal yapısı Abbasilerin uykusunu kaçırıyordu. Abbasiler bu durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürken Emevi zulmüne karşı Eba Müslim’in ordusunda savaşan Revadi aşireti harekete geçerek 756 yılında isyan bayrağını açtı.

Abbasi halifesi:”Eba Müslim ölmedi, kıyamet günü geri gelecek…” propagandası yaptıysa da isyanı durduramadı. Eba Müslim’in kumandanlarından Mukanna yönetiminde harekete geçen Kurd aşiretleri kısa sürede Taberistan ve Revadi bölgelerinde hakimiyeti sağladılar.

Dinde kavmiyet olmaz diyen Arap egemenleri Kurd isyanı karşısında Arap aşiretlerini milli birliğe çağırırken, diğer kavimleri de din kardeşliği propagandasıyla cihada çağırmıştı. Kurdler’in hilafet makamına karşı geldiklerini, Zerdüşti olduklarını, mal ve canlarının Müslümanlara helal olduğu yönündeki cihad çağrısı kısa sürede İslam’i bir güç oluşturmaya yetmişti.

Kurdler kendi vatanlarında özgür yaşamayı umut ederken din kardeşliği ve cihad çağrısıyla harekete geçen sömürgeci Arap zulmü bu umudu yeşermeden öldürmüştü.

Kurd isyanı bastırılmış, Kurd dili ve kültürü yasaklanmış ve esir alınanlar köle olarak satılmıştı, fakat Kurdler’in yüreğindeki özgürlük umudu söndürülememişti.

Bu isyan sonrasında Abbasilerin Kurdıstan’da sürdürdükleri soykırım, zulüm ve haksızlıklar bir başka isyanın sebebi olacaktı. (Babeki İsyanı)

Abbasiler ya da ondan sonra gelen tüm halifeler hilafet maskesiyle saltanat sürerken zulüm ve haksızlığa karşı gelen kesimleri inanç farkı gözetmeden katletmişlerdi.

Bundan da anlaşılıyor ki egemenlerin niyeti hilafet değil, sadece saltanattır.

Demek ki, din ve sol adına siyaset yapanlar da sadece efendilerinin saltanatını koruyorlar. (Devam edecek)

Kaynak:

-E.Xemgin
 
Forum » Kürt Tarihi » Kürt Tarihi » Kurdistan Tarihi (18)
Page 1 of 11
Search:

Copyright MyCorp © 2016