Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey... - Forum
Main Registration

Login

Welcome Guest | RSSSaturday, 2016-12-03, 12:34 PM
[ New messages · Members · Forum rules · Search · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » Tavsançali » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey... » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey...
Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey...
volongotoDate: Sunday, 2012-05-13, 10:42 PM | Message # 1
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler...
Dede Bey...

Ben öğretmen olarak gittiğimde Ömerhanlı köy idi. Hemen o günlerde belediye oluşturulmuş ve belediye başkanlığına da Dede Bey getirilmiş. Köy yerinde bir kişinin "Bey” diye anılması sizi şaşırtmasın...

O gerçekten bey idi. Ali Beyin oğluydu. Ali Bey de köyde ağalık düzeni bulunduğu yıllarda Ömerhanlı’nın ağası imiş. Ben Ali Beyi tanımadım. Ama hakkında çok şey anlatıldı.

"Ağa” nın ne demek olduğunu ben anlatılanlardan öğrendim.

Bir örnek aktarayım mı?

Ömerhanlı’nın yoksullarından biri Ali Beye yalvarmış. "Bir gün caminin oradan geçerken adlı adımca beni sor. Bu adam nerelerde hiç görünmüyor de.. Sekiz keçim var, hepsini sana vereceğim, helal olsun Ağam,” demiş.

Ali Bey hiç bir şey anlamamış. Pek de kafa yormamış. Ama günün birinde cami önünden geçerken oracıkta namaz vaktini bekleyen köylülerine adamcağızı sormuş. "Çoktandır göremedim, nerededir acaba...” demiş ve yürüyüp gitmiş.

Akşam üstü bakmış kapı önünde sekiz keçi ve adıyla sanıyla o yoksul kişi.

"Hayrola,” demiş Ali Bey... "Bunlar ne?”

"Ağam söz verdim ya.... Bugün beni sormuşsun... Allah senden razı olsun. Buyur keçilerimin hepsi senin. Helal hoş olsun.”

Ali Bey adamı dizinin dibine oturtmuş.

"Senin derdin ne?” demiş. "Evde çocukların aç. Bu keçilerin sütü onları yaza ya çıkarır ya çıkarmaz iken... Sen keçileri bana veriyorsun? Ben sana ne iyilik ettim?”

"Aman ağam daha ne edeceksin? Beni sordun ya...”

"Sordum da ne oldu?”

"Ne oldusu var mı? Benim köylü yanında itibarım yükseldi. Ben şimdi köyün içinde "Ağanın sorduğu adam” oldum... Yetmez mi?”

Ali Beyin tepesi atmış.

"Bana bak,” demiş.. "şimdi seni perişan etmeden kaybol buradan... keçilerini de götür... Çocuklarına iyi bak, karının hatırını say... Yoksa başına geleceğe katlanırsın.”

İşte ağa bu... Konya’nın Cihanbeyli’sinde bu... Doğu’da, Güneydoğu’da başka olabilir. Onu ben bilemem.

İşte bu Ali Beyin oğlu Dede Bey Ömerhanlı’da Belediye başkanı iken onun "Ağa’ca tavır” dan yana hiç eser taşımadığını gözlemledim. İyi insandı, herkes onu severdi. Köyde kimseyle çekişmesi, kakışması yoktu.

Oğlu İhsan’ın sünnet düğünü vardı... Geleneğe göre konuklar para takıyorlar. Ben köyün başöğretmeniyim. Başkalarından geride kalmamalıyım. Bunu hesap etmiş. Onca işinin arasında beni tenhada yakaladı. Avucuma yüz lira sıkıştırdı.

"Bu parayı tak,” dedi.

Yanına da ben yirmi beş lira koydum. Köyün başöğretmeni başkalarından geri kalmadı. Başöğretmen dedim diye başka öğretmenlerin başı filan olduğumu sanmayın. Unvan öyleydi. Yoksa benden başka öğretmen yoktu.

Giderek Nuriye abladan söz etmeye yer kalmıyor. Köyde ilk yılımı yalnız geçirdim. Henüz evlenmemiştim. Koca Türkiye’nin koskoca başöğretmeni ben köy içinde aç kaldığım günlerde Nuriye ablaya haber yollardım. Rahmetli ben doyururdu.

Dede Beyin eşi Nuriye Abla iyilerden de iyi bir insandı. Nur içinde yatsın.

Köyde öğretmen olarak tek idim. Düşünün köyde belediye var. Nüfus iki binin üzerinde. Öğrenim yaşında en az beş yüz çocuk var. Ancak öğretmen bir tek... on dokuz yaşında ben... ve iki yüz elliye yaklaşan öğrenci...
Attachments: 5583824.jpg(7Kb)
 
volongotoDate: Sunday, 2012-05-13, 10:42 PM | Message # 2
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Benden önceki başöğretmen çocukları okula yazmış gitmiş. Zeynep adında bir kızın babası başıma dert oldu. "İlle de kızımın adını sil,” diyor. Okutmak istemiyor. Okulda zaten Göçer dışında kız öğrenci yok ama, yazılmış bir kere. Silinemez ki... Ancak çocuk başka köye taşınırsa, ya da Allah korusun ölürse...

Ben babaya bunu böylece anlattım ya... Ertesi gün elinde bir ölüm kâğıdı ile çıka geldi. Belediye Başkanı Dede Kayhan’ın imzasıyla belediyenin mühürüyle hazırlanmış ölüm kâğıdı. Zeynep kızımız dünyasını değiştirmiş.

Adama "Ne yaptın, kızı öldürdün mü?” dedim.

"Ne öldürmesi kardaşım,” dedi. "Sana ölüm kâğıdı lazım değil mi? İşte kâğıtt. Sil artık şu kızın adını...”

Evet, konu anlaşılmıştı. Ölmemiş kızına ölmüş gibi belediyeden evrak almıştı. Kızı silmedim elbet. Olay Dede Beyin kulağına gitmiş. Ertesi gün alı al moru mor okula kadar geldi... O kâğıdı başkana verdim. Ve ne oldu biliyor musunuz?

Köyde Ali Beyin rüzgârı Dede Beyde de devam ediyordu.

Köy içinde benim itibarım yükseldi. "On dokuz yirmi yaşlarında çocuk öğretmen” sayılmaktan çıktım. "Dede Bey tarafından makamında ziyaret edilen başöğretmen” sınıfına yükseldim... Nur içinde yat Dede ağabey...
 
Forum » Tavsançali » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey... » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler... Dede Bey...
Page 1 of 11
Search:

Copyright MyCorp © 2016