Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ... Hacı Bozdağ - Forum
Main Registration

Login

Welcome Guest | RSSSaturday, 2016-12-10, 11:41 AM
[ New messages · Members · Forum rules · Search · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » Tavsançali » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ... » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ... Hacı Bozdağ
Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ... Hacı Bozdağ
volongotoDate: Sunday, 2012-05-13, 10:32 PM | Message # 1
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ...
Hacı Bozdağ

Ömerhanlı’da yakın dostum Hacı Bozdağ bana öyle bir dostluk eli uzattı ki, on yılların sonrasında bugün kendisine minnet borcum var, diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Ömerhanlı’dan
Tanıdık Yüzler

Hacı Bozdağ...

Konya ovasında 1953 yazında öyle buğday olmuş ki, insanlar şaşırmışlar. "Allah verdi mi, nasıl veriyor,” demiş ve şükretmişler. İki yıl sonra ben köye geldiğimde kimileri iki yıl öncenin bolluğunu masal gibi anlatıyorlardı.

Köylü kısmı neyle avunur. Ürün iyi gelir, iyi geldiğiyle... Ürün olmaz bu kez de kıtlıkla, "Şimdi ne yapacağız,” la avunur, oyalanır. Umudunu gelecek yaza bağlar. Neden demişler, çiftçinin karnını yarmışlar, kırk adet "gelecek yaz” çıkmış.

Benim burada anlatmak istediğim bir dost. Bir dostun bana uzattığı el.

Nasıl oldu, biliyor musunuz? Köyde çoğu kişinin tarlası var. Traktörü var. Biçer döveri var. Hiç bir şeyi olmayanlar çoğunlukta ama, Allah verdiğine fazlasıyla vermiş. Pek çok aileyi de unutmuş. Hikmetinden sual soracak halimiz yok ya.

Adı Hacı Bozdağ’dı... O günlerde köyde kimi üst gelirli çiftçilere göre benim ekonomik durumum nasıldı? Dördüncü sınıfta okuttuğum bir öğrencim bir akşam kumar oynamış.. Bir gecede kazandığı para benim üç aylığım kadardı. Buradan pay biçin.

Sabah derse başlarken çocuklar haber verdiler.

Çocuğu sıkıştırdım. "İşte öğretmenim paranın hepsi...” dedi, cebinden parayı küçücük eliyle üç hamlede çıkardı. Ben bağırdım, "Koy o parayı cebine...” O gün bugündür zaman zaman aklıma geldikçe şöyle düşünmekten kendimi alamam...

"Aslanım, ver o parayı bu akşam yine oyna,” deseydim ve her akşam parayı elinden alsaydım. Billahi gemicik filan alamazdım ama, başımı sokacak bir ev alırdım... Yine de köyde bugünkü itibarım derecesinde itibar sahibi olurdum. Hele günümüzde yamukluk kusur olmaktan çıktı.
Her neyse konuyu dağıtıyorum.

İşte bana Hacı Bozdağ arkadaşımın uzattığı dostluk eli... "Sana bir iyilik edeyim ki, ömrün boyunca yoksulluk görme,” dedi. Neydi bu iyiliği? Pazarözü Yaylası dedikleri tarafta 70 dönüm kadar bir tarlası varmış. O tarlaya benim için buğday ekecek... Bu yıl da Allah ürünü bol verecek, inşallah... ürünün bir kilosuna bile dokunmayacak. Hepsi benim olacak.

Ve ben öyle bir zengin olacağım ki, artık karada ölüm olmayacak..

Allah razı olsun da, eşe dosta sordum... Bu arkadaşın amacı nedir?

"Sağlam adamdır,” dediler. "Adam gibi adamdır. Dediğini de yapar. Öyle bir önerisi varsa, sakın kaçınma. Heee, de. Zararlı çıkmazsın.”

Hacı Bozdağ’a sordum. "Tamam da benden ne istiyorsun?”

"Senden hiç bir şey isteyen yok. Sen elini cebinden hiç çıkarma... Ben her şeyi hazırladım. Tarla benden. Hacı Çiftçi de tohumu veriyor... Bir başka hacı da tarlayı sürecek ve tohumu ekecek... Sen parayı koyacak yer hazırla..."

Arkadaşların hepsinin adının Hacı olması rastlantı.
Attachments: 8320341.jpg(7Kb)
 
volongotoDate: Sunday, 2012-05-13, 10:32 PM | Message # 2
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
O zamanda günümüzde olduğu gibi milletimiz bebe beşik hac yolunda değildi.

Bana uzattığı dostluk eli şimdilerde pek inanılmaz gibi gelebilir. O zamanda sıradan bir tavırdı. Bir Nofel Erdoğan vardı, altı yüz on liralık alacağını "Şimdi bunu tahsil etmek için kim uğraşacak,” diyerek bana devretmişti. Dört aylığım kadar paraydı bu.

Bana gelince... Taş çatlasa sekiz ay sonra köyün zenginleri arasına girecek olunca benim yürüyüşüm değişmez mi? Yine de kendimi frenleyerek buğdayın oluşacağı zamanı bekledik... Ve ve ve... Ne oldu, asla tahmin edemezsiniz?

Tarlada bizim ekin beş altı santimden fazla yükselmedi. Başak maşak da çıkmadı.

Tarla kenar kasabaların futbol sahası gibi yarı yeşil, yarı toprak kurudu kaldı.

Biz de umduğumuzla kaldık.

Eeee, kaderde bu da varmış, dedik. "Uma uma döndük muma” lafı benim için söylenmiş olmalı. O gün bugündür ben bu sözü pek severim. Ve bu durumla pek çok kereler karşılaştım. Köyde beni şöyle teselli ettiler:
"Üzülme Allahın dediği olur...”

Üzülmedim de, hep şunu merak eder oldum:
"Allahın dediği oluyor, tamam da, niye Allahın dediği benim için böyle oluyor da, pek çok uğursuz, hayırsız, haylaz, yaramaz kulları için başka türlü oluyor?”

Hacı Bozdağ köyün o günlerde köyde orta yaşlı biriydi. Ve hatırı sayılır biriydi. Kendisinin de, çocuklarının da her hangi bir eksiği işitilmedi. Oğlu Nofel Bozdağ yakın dostumuz... Kırk yıldır görüşüyoruz. Şimdi o da Danimarka’da...

Hacı Bozdağ’ın bir oğlu Hasan var, Almanya’da, bir başka oğlu Ali Avustuya’da, bir de Halil var, o da Danimarka’da, bir kızı Hacer Almanya’da, Zeynep ve Zühre adında iki kızı da Türkiye’deler.. Kaç oldular, sayabildiniz mi?

Hacı Bozdağ köyde çiftini çubuğunu bıraktı, 1976 yılında Almanya’ya gitti. Oğlu Hasan’ı da yanına aldı. Onun küçüğü Nofel’i de alacaktı ki, bir yakını onu uyardı. "O çocuğu bu kirli Almanya’da niye sıkıntıya sokacaksın,” dedi.

Nofel’i Almanya’ya almaktan vaz geçti, onun için bir kamyon satın aldı.
Hacı Bozdağ 1994 yılında rahatsızlandı. Türkiye’deydi. Hastaneye götürdüler. "Anjiyo” diye bir şey varmış, ondan yapacaklarını söylediler. Canım dostumu bayılttılar. Anjiyo yapıldı ama, oncağız ayılmadı. Ayılamadı.

Çoluğu, çocuğu, bebesi beşiği köyün bütün insanları şöylece teselli buldular:
"Allahın dediği olur...”

Not: Sevgili okurlarım, bu yazıdan sonra bir süre yazamayacağım.
Hoşça kalınız. Sevgiyle kalınız.

Zeynel Kozanoğlu
 
Forum » Tavsançali » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ... » Ömerhanlı’dan Tanıdık Yüzler Hacı Bozdağ... Hacı Bozdağ
Page 1 of 11
Search:

Copyright MyCorp © 2016