ilk Orta Anadolu Aksaray – Ekecik Kürtler´den Mustaf Şimşek - Forum
Main Registration

Login

Welcome Guest | RSSWednesday, 2014-10-01, 10:10 AM
[ New messages · Members · Forum rules · Search · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » iç Anadolu Kürdleri » Kürde çollé » ilk Orta Anadolu Aksaray – Ekecik Kürtler´den Mustaf Şimşek
ilk Orta Anadolu Aksaray – Ekecik Kürtler´den Mustaf Şimşek
volongotoDate: Friday, 2011-10-14, 9:09 PM | Message # 1
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Viyana ya esir olarak getirilen ilk Orta Anadolu Aksaray – Ekecik Kürtler´den olan Gelesinli Mustaf Şimşek´in kisa hayat serevünu!


Omer Yuce
1.Dünya Savaşından Ruslara esir duşen bir çok Osmanli askerleri içinde Aksaray Ekecik Kürtlerin den olan Gelesinli Mustafa Şimşek´te olur. Ruslar tarafindan Avusturya ya esir olarak satilir ve Viyana ya esir olarak getirilen ilk Orta Anadolu Aksaray – Ekecik Kürtler´den olan Gelesinli Mustaf Şimşek´in kisa hayat serevünu!

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Orta Avrupa'da hüküm süren ve 1.Dünya Savaşından sonra yıkılan bir imparatorluktur. Bu imparatorluğu Avrupa'nın birçok ülkesinde hüküm süren Habsburg Hanedanı yönetmiştir. Avusturya ve Macaristan aslında içişlerinde bağımsız olan iki ayrı ülkeydiler. Fakat dışişleri açısından tek bir Habsburg İmparatoru tarafından yönetilmekteydiler. Habsburg hanedanından I. Kari Avusturya -Macaristan İmparatorluğu 1918'de sona erene kadar hukumdarlıkta kalır.Osmanli Devleti Almanya'nın yanında l.Dünya Savaşı'na (1914-1918) katılır.Osmanli

Devleti , Fransa,İngiltere,Yunanistan ve Rusya ya karşı yaptigi savaşlari kaybederler.İttihat ve Terakki paşalarının 1914 yılının Ekim-Kasım aylarında bir oldubittiyle Osmanlı Devleti’ni Birinci Dünya Savaşı’na sokmalarının ardından.Almanya ile 2 Ağustos 1914’te imzalanan anlaşmadan sonra Alman ve Türk subaylarının ortaklaşa kontrol ettiği Genel Karargâh, 3. Ordu birliklerini Rusları mümkün olduğu kadar geriye püskürtmek ve fırsat bulduğunda taarruz etmekle görevlendirmişti. Ancak dönemin Genelkurmay Başkanı olan Enver Paşa nın dışında kimsenin aklında bir kış taarruzu yoktu. Çünkü bozgunla sonuçlanan Balkan Savaşı’ndan henüz çıkmış olan ordunun eksiklikleri sayılamayacak derecede çoktu. Sarıkamış coğrafyası çok çetindi ve o yıl çok ağır bir kış yaşanıyordu. Ama Rusları gafil avlayarak tarihi bir başarıya imza koymayı arzulayan Enver’in uyarılara kulak asmaya niyeti yoktu. Ona göre eksiklikler yolda tamamlanırdı.

Osmanlı Devleti Sarıkamış ta ,yenilğinin en büyük facialarından birisi olan ,Enver Paşa'nın bencilliği ve yeteneksizliği yüzünden doksan bin genç çocuk, Sarıkamış dağlarında, düşmanı bile göremeden, tek kurşun atmadan, üstlerinde yazlık üniformalarıyla, Enver Paşan’in zorlamasıyla 3. Ordu’ya bağlı 9, 10, 11. Kolordular harekâta başladılar. Tamamen karlarla kaplı, çok yüksek dağlık ve yolsuz bir arazide o günün koşulları altında kış donatımından yoksun yaya ve atlı birliklerle yapılan bu harekât Zemheri denilen kışın en soğuk günlerinde.Kar kalınlığı bazı yerlerde bir metreyi geçiyordu. Sıfırın altında 39 derecelik soğuklar, düşmandan daha tehlikeliydi. Gündüz başlayan yürüyüşte yumuşayan çarıklar gece donmaya, ayakları mengene gibi sıkmaya başlıyordu. Adım atmak neredeyse imkânsızdı. Askerler donmamak için oldukları yerde atlıyor, zıplıyor, kendilerini yerden yere vuruyordu ama nafileydi. Ayak parmaklarından başlayan donma, yavaş yavaş tüm vücutlarına yayılıyordu. Kimi yere çömeldi, kimi oturdu, kimi yuvarlandı, kimi bir ağaç gövdesine dayandı. Ortalık kardan insan heykelleri ile dolar.
Attachments: 0926013.jpg(18Kb)
 
volongotoDate: Friday, 2011-10-14, 9:10 PM | Message # 2
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
1 Ocak 1915’te Albay Hafız Hakkı Paşa,başkumandan vekiline itiraf etti “Bitti paşam, ordumuzun kısm-i küllisi mahvoldu.” Her şeyin bittiğini anlayan Enver Paşa, Albay Hafız Hakkı Bey’i ‘Paşa’ yaparak 3. Ordu’nun başına geçirdikten sonra 10 Ocak 1915’te Başkumandan Enver Paşa nın vekili Hafız Hakkı Paşa geri çekilme emri verdi ve Doğu Kafkasya cephesi Sarıkamış’ta Rus ordularıyla nerdeyse savaşilmadan,bu savaş bilançosu ise 90 bin şehit´tin donarak ölümüyle sonuçlanır.

Ruslar on binlerce Osmanlı askerini de esirler alıp Sibirya gönderilir.Rus Kafkas Ordu komutanlığı ellerindeki esirleri cepheden Rusya içindeki esir kamplarına taşımaya karar verirler.Esirlerin taşınması için tren kullanılır.Vagonlarla birkaç hafta yolculuktan sonra vagonların kilitleri açılınca çoğu esirler açlıktan ve havasızlıktan boğularak ölürler.Rusların esir aldığı binlerce Osmanlı askerini Hazar Denizi’ndeki kıraç ve susuz Nargin (Nergis) Adası’nda, merkezi Rusya’daki Varnavino, Sibirya’daki Krasnoyarsk, Priamur, Novanikolaievsk, Novosibirsk, Omsk kamplarına doğru götürdüler. Nargin Adası’ndaki binlece Osmanlı esiri askeri susuzluk, zehirli yılanlar ve ağır yaşam koşulları yüzünden daha ilk yıllarda ölürler. Diğer kamplardakiler daha şanslıydılar,ama sağ kalmayı başaranlar,ancak yıllar sonra ülkelerine dönebildiler.Kimileri de agir işkençeler maruz kalarak Ruslar tarafından çaliştirilmak için Avusturya-Macaristan Imparatorlugu olan Habsburg Hanedanlığına esir olarak satilirlar.



Ruslara esir duşen bir çok Osmanli askerleri içinde Aksaray Ekecik Kürtlerin den olan Gelesinli Mustafa Şimşek´te olur. Mehmet oglu Sefer Şimşek´ın dedesi olur,Ruslar tarafindan Avusturya-Macaristan Imparatorlugu olan Habsburg Hanedanlığına esir olarak satilanlar.Viyana ya getirilip yılarca bir çok Osmanli askerleri ile beraber ( Donau) Tuna nehrinin su kanal inşaatlarinda ve Nehir taşımacılığını yapan Yük Gemilerin de üç yıl çaliştirilir.

( Donau) Tuna nehri , Donaueschingen'den karadeniz'e döküldüğü Sulina limanına kadar uzunluğu 2779 km'dir. Bunun 2415 km'si üzerinde seyrüsefer yapılmaktadır.Tuna nehri coğrafi bakımdan üçe ayrılır: Kaynağından Gönyü'ye kadar Yukarı Tuna (988 km), Gönyü'den Turnu Severin'e kadar Orta Tuna (860 km) buradan nehir ağzı Sulina'ya kadar Aşağı Tuna (931 km). Kaynağından denize döküldüğü noktaya kadar,Almanya,Avusturya,Slovakya,Macaristan,Hıvatistan,Romanya,Moldova ve Ukrayna olmak üzere toplam 10 ülkenin topraklarını katetmektedir.Tuna nehri havzasının yüzölçümü 817.000 km2, uzunluğu 1690 km, eni ise 820 km'dir. Bu hidrografik havzada değişik uzunlukta 120 kadar ırmak ve nehir Tuna'yı beslemektedir. Bunlar arasında 500 km'den daha uzun olanlar İnn (505), Drava (894),Tisa (966), Sava (861), Morava (563),Olt (542),Siret (726) ve Prut Nehri (950)'dir. Nehir taşımacılığına çok uygun olan Donau nehir ise Hollanda'nın Kuzey denizin den başlayip Almanya içlerındenkı Ren nehrinden Tuna nehri üzerinden,akip Karadeniz'e dökülür.

Sonraki yıllarda Habsburg Hanedanlığı tarafindan özgürlükleri verilir ve kendilerine belirli üçrette (Kron) ödenir. Özgürlükleri verilen Osmanli askerlerin bir cogu bir kaç yıl daha Viyana´da kalip çalişirlar ve kazandiklari Kron paralari ile Memleketlerine dönerler,

 
volongotoDate: Friday, 2011-10-14, 9:10 PM | Message # 3
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Mustafa´da Gelesine döner ve kazandıgı Kron paralarının,bir kısmını harcar,bir kısmınıda saklar 1918 yılında Avusturya-Macaristan Imparatorlugu dağılır ve sakladıkları Kron paralar ise devirde kalktığı için,bir daha bozma şansları kalmaz ve Kron paralarını 1948 yılına kadar saklarlar,sonraki yıllar´da Mustafa´nın çocukları tarafindan kışın ocak yakımında kullanırlar.Avusturya-Macaristan Kronu 1892´den 1918´e kadar Avusturya-Macaristan ve Lihtenşitayın´in resmi para birimiydi.

Mustafa Şimşek Habsburg Hanedanlığı tarafindan , özgürlünü aldıktan sonra geldığı Gelesin de , Ero aşiretinden Erdoğan´lara mensup Zeynep ile ilk evliligini yapar ve sonraki yıllarda ise , ikinci evliğini kocası öldügü için,dul kalan Mala Avdilere (Yalçin)´lara mensup Utta ile yapar.



1923 yıllında Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan ettikten sonra Köy Muhtarlik seçimleri yapılır,Mustafa Şimşek ´te yıllarca savaşlar da ve esir olarak kaldıgı Avusturya´da edindigi bilgi ve tecrübeleri sonucu Köy Muhtarlıgına adaylıgını koyar ve iki dönem köy Muhtarlıgı yapar. 1. Dünya savaşının gazisi olan Mustafa Şimşek 75 yaşında iken,1967 yılında Gelesin Köyün´de dünyaya gözlerini yumar. Mustafa Şimşek ´in 10 yılık Muhatarlık görevınden sonra Gelesin Köy Muhtarlıgını Ismail oglu Mehmet yapar.

Not: Yararlanmis oldugum kaynaklarinin listesi..Daha detayli bilgiler için şu kaynaklara bakılabilinir:
 
Forum » iç Anadolu Kürdleri » Kürde çollé » ilk Orta Anadolu Aksaray – Ekecik Kürtler´den Mustaf Şimşek
Page 1 of 11
Search:

Copyright MyCorp © 2014Create a website for free