Kürt Tarihi (14) Komagene Krallığı - Forum
Main Registration

Login

Welcome Guest | RSSThursday, 2016-12-08, 11:12 PM
[ New messages · Members · Forum rules · Search · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » Kürt Tarihi » Kürt Tarihi » Kürt Tarihi (14) Komagene Krallığı
Kürt Tarihi (14) Komagene Krallığı
volongotoDate: Wednesday, 2011-10-05, 8:58 PM | Message # 1
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Kürt Tarihi (14) Komagene Krallığı



fktyasar@mail.com

Kom, Kürtçe’de “topluluk” anlamındadır. “Gene” yabancıların farklı telaffuzundan ortaya çıkmış “gel” olmalıdır. “Gel “ Kürtçe’de halk demektir. “gel”, “ı “ve “i” eklerine göre anlam kazanır. “geli” vadi anlamındadır, ancak burada “ı” harfi kullanılarak Kom-a gelı’yi “halk topluluğu” anlamında kullanmak daha doğru olur. Çünkü “i” ile biterse “vadi topluluğu” gibi bir anlam çıkar. Oysa bu krallık bir vadiden çok daha büyük bir coğrafya da hüküm sürmüştür.

Yani KOMAGENE diye bildiğimiz krallığın ismi Kürt fonetiğine göre “Kom-a gelı “dır, ama yabancıların telaffuzundan kaynaklı bir sapma ile Komagene olmuştur.

Nemrut /Nemrud kelimesi de Kürtçe’deki “Na-mırit, Nemir” veya “Nemird” kelimesinin Türkçeleşmiş biçimidir ve Kürtçe’deki anlamı “ÖLÜMSÜZ” dür.

Yabancı akademisyenlerin kazılardan çıkan yazıtları deşifre ederken kendi fonetiklerinden etkilenip sözcükleri farklı seslendirmeleri tarihçileri orijinal ifadeden uzaklaştırırken inkârcıların ekmeğine de yağ sürmektedir.

Ama biz biliyoruz ki, Kürt tarihinde krallar ölümsüzdür ve bu yüzden de Kürtler, sevdikleri kralları “na-mırit, ne-mir ve ne-mird” olarak anmışlardır.

Örneğin: Mela Mıstefa Barzani bile öldükten sonra Kürdistan’da “Nemird Barzani” olarak anılmaktadır. Bu ifade sadece Kürtler tarafından kullanılmış/maktadır.

Kürtler, yurtlarının işgal edildiği her dönemde egemenlere kendi kültürlerini dayatmış ve asimilasyonun tek taraflı değil, iki taraflı gelişmesini sağlamışlardır.

Osmanlının aslen Türkmen olmasına rağmen dil ve kültürünün değişerek Osmanlılık adı altında yeni bir dil ve kültür edinmesinin sebebi de bu coğrafyanın –özellikle Kürtlerin- kadim kültürlerinin baskısıdır. Dolayısıyla gerek Büyük İskender ve gerekse diğer işgalciler her ne kadar Kürdistan coğrafyasını elde etmişlerse de Kürtlerin etkisinde kalmışlardır.

İşgaller sadece yönetim kadrosunu değiştiriyordu, öte yandan halkın yaşam tarzı olduğu gibi devam ediyordu. Yani, değişen tek şey iktidarın aktörleriydi. Komagene’de de egemenlik Perslerden Romalılara geçince yöneticilerin isimlerinin Romalılaştığını görüyoruz.

L.Liberyan’a göre Komagene / Kom-a Gelı ismine ilk defa M.Ö.1000 yıllarında Asur tabletlerinde rastlanmıştır. Yani Romalıların Ön Asya’ya gelişlerinden neredeyse 1000 yıl öncesine dayanmaktadır.

Kom-a gelı veya Komagene isminin yerel Horri aşiretlerinden birine ait olduğunu belirten L.Liberyan; devamında şunu demektedir: Hitit İmparatorluğunun çöküşünden sonra, Hitit halkı orta Anadolu’dan Komagene bölgesine gelmiş ve bu bölgedeki Aryan boyları Lowi ve Horri aşiretleriyle birleşerek irili ufaklı krallıklar kurmuşlardır.

Daha önceki bölümlerde Hint Avrupa kökenli Hititlerin dilinin Horrilerle akraba olduğunu belirtmiştim. L.Liberyan’ın da söylediği gibi bu akrabalık ilişkisi Horri ve Hitit sonrası URARTU ve Komagene gibi krallıkların kurulmasına sebep oluyor. Bunun yanı sıra aynı coğrafyada aryan aşiretleri tarafından şu krallıklar da kurulmuştur.

1- Gurgum. Maraş Bölgesinde Aryan boyu olan Lowiler tarafından kurulmuş olup başkenti Maraş’tı.

2- Kamannu. Lowiler tarafından kurulmuş olup, başkenti Malatya’dır.

3- Koe. Lowi / Lowiler tarafından Adana bölgesinde kurulmuş olup, başkenti Adana’ydı.

4- Xilakko. Adana’nın batısında Lowiler tarafından kurulan ve KİLİKYA olarak bilinen bu krallığın merkezi Pozantı’ydı.

5- Kargemış. Fırat’ın batı yakasında (Bilecik’in karşısı) önemli bir Lowi şehir devletiydi. Bugünkü adı Karkamış veya Barak’tır.

6- Tabal. Toroslarda yer alan bir Lowi krallığıdır. Adana, Niğde, Mersin ve Kayseri bölgelerini kapsayan coğrafyada kurulmuş olup, başkenti Niğde yakınlarındaki Tuwanna’dır.
Attachments: 5807376.jpg(7Kb)
 
volongotoDate: Wednesday, 2011-10-05, 8:58 PM | Message # 2
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, Akdeniz havzası ve Asya’ya açılan İpek yolu güzergâhını kontrol eden bir öneme sahip olduğu için, özellikle Pers ve Romalılar tarafından çok önemsenmiştir.

Bu dönemde doğuya ilgi duyan Roma ile Batıya ilgi duyan Perslerin buluşma noktası haline gelen Komagene her iki kültürü sentezleyerek yeni bir uygarlık oluşturmuştur. Bu nedenle Nemrut dağındaki heykellerde doğu ve batı motiflerinin karışımını görmek mümkündür.

Yunanlı tarihçi ve coğrafyacı Strabon, yazdığı "Coğrafya" adlı ünlü eserinde Komagene’den bahsederken; Komagene’nin Roma’ya bağlı küçük bir ülke olduğunu ve Fırat’ın kenarındaki başkent Samosata (Samsat) kraliyet ailesinin ikamet ettiğini bildirmektedir. Bir başka kaynakta da, “İ.Ö. 2000 yılının ortalarında Hitit egemenliğine giren Kommagene’nin M.Ö. 711´de Asur, sonrasında Babil, Grek, Pers ve Romalıların eline geçtiği belirtilmiştir.

Ancak Komagene Roma kültürün Pers (MED) kültürüyle buluşmasından sonra tarih sahnesinde saygın bir yer almıştır. Bu krallığın tarih sahnesine çıkışını sağlayan kişi de baba tarafı Pers Krallarından " Darius’, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender’in akrabası olan prens Mithridates Kallinikos’tur. “

Kallinikos farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlamış, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece tebaasını barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin her yerinde tapınaklar yaptırmıştır. Ancak, Kommagene’nin en müreffeh dönemi oğlu 1. Antokyus’a denk gelir.

Antokyus ölmeden önce mezarını Nemrut Dağı´nın zirvesine yaptırır ve yöre halkı tarafından “NEMIR” diye anılır. Babası Mithridates’in mezarını ise Arsameia´da Eski Kâhta Çayı´nın kenarına yaptıran Antokyus, krallığını ekonomik ve kültürel yönden en üst seviyeye çıkartmıştır.

1. Antokyus ´tan sonra Kommagene Krallığı´nın parlak dönemleri sona erer ve M.S. 29 yılından itibaren Kommagene Roma tarafından atanan krallarla yönetilir.

M.S. 72´de Romalıların Kommagene’yi istila etmesiyle 200 yıllık krallığın bağımsızlığı tamamen sona erer ve bu tarihten sonra Kommagene krallığı tarih sahnesinden çekilir.

Bazı kaynaklarda bu uygarlığın da Mısır gibi Orion takımyıldızı ve Sirrus’la derin bağları olduğundan söz ediliyor. Hatta Mesih’in doğacağına dair kehanetin bile bu krallığın kâhinlerince ileri sürüldüğü söylenir. Kısacası, Kom-a-geli kültürler kavşağında biçimlenen güçlü bir krallıktı...

Kıssadan hisse…

Zaman bize göstermektedir ki, güç ve iktidar kalıcı değildir.

Bu yüzden zorbalar tarihten ders almalı...

Unutmayalım ki, güç ve iktidar mezarlığında sadece zorbalar yatar.

Kalıcı olan tek şey insanlık için bırakılan mirastır.

(Devam edecek)

Kaynaklar:
-L.Liberyan (Seleucid Empire Successor States: Hasmonean, Greco-Bactrian Kingdom, Parthian Empire, Osroene, Kingdom of Armenia, Kingdom of Commagene, Syria – Books LCC, Regions of Old Armenia: Corduene, Syunik Province, Utik, Vaspurakan, Kingdom of Commagene, Lesser Armenia, Sophene, Zakarid Armenia, Goghtn – Book LCCs)
- Dr. Asad Khailany´s - What the ancients referied to Kurds as:
 
Forum » Kürt Tarihi » Kürt Tarihi » Kürt Tarihi (14) Komagene Krallığı
Page 1 of 11
Search:

Copyright MyCorp © 2016