Orta Anadolu Kurtleri-2 - Forum
Main Registration

Login

Welcome Guest | RSSTuesday, 2016-12-06, 9:13 AM
[ New messages · Members · Forum rules · Search · RSS ]
Page 1 of 11
Forum » iç Anadolu Kürdleri » Orta Anadolu Kürdleri-2 » Orta Anadolu Kurtleri-2
Orta Anadolu Kurtleri-2
volongotoDate: Friday, 2010-06-11, 10:27 PM | Message # 1
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Kurdê Anatoliya Navîn - 2

Dünya tarihinin bazi evrelerinde, var olmus bir çok halk topluluklari, yaratmis olduklari yüksek kültür ve tarih degerlerine ragmen yok olup gitmislerdir. Bu yok oluslarin dogal, sosyal ve siyasal bazi etkenlerden kaynaklandigi üzerinde tarih bilimcileri hem fikirdirler. Halklarin yokoluslari salt ilkçaga tekabül etmemektedir. Ortaçag'da ve 20.yy'in ilkbaslarinda da yok olmakla karsi karsiya kalmis halklar söz konusudur. Sömürgeciligin dogusuyla; isgal edilen topraklarin kültür uygarliklari ve degerleri sömürgeci güçlerin saldirilarina maruz kalmis ve tahrip edilmistir. Sömürgelere misyonerler gönderilmis, katliam ve zulümle onlarin kültürlerinin, dillerinin, degerlerinin ve yerli dinlerinin ilkel ve gayrimedeni oldugu kabul ettirilmeye çalisilmis ve yerli halklarin yarattiklari tüm deger

Bunlari anlatmamizin bir nedeni; ayni tarihsel sürecin farkli sekillerde de olsa, Anadolu ve Mezopotamya topraklarinda da yasanmasi gerçekligidir. Türkler'in Orta-Asya'dan çikarak Anadolu'ya yayildiklari dönemlerde, tarihin de kanitladigi gibi girdikleri topraklari yagma ve talan ederek, halklari ya zorla sürmüsler ya da yerli insanlar zulümden kaçarak göçebe konumuna girip kendilerine baska yurtlar edinmislerdir. Bunlardan biri de Mezapotamya - Kürdistan halklaridir. Daha sonralari kurulan Osmanli imparatorlugu döneminde de ayni politikalar farkli yöntemlerle devam etmistir. Özellikle Kürtler üzerindeki asimile politikalari, islam ve hilafet kalkan olarak kullanilarak; ümmet kisvesi altinda sürdürülmüstür.

Osmanli 17.yy'dan sonra girdigi sarsinti dönemlerinde, artik Kürtlere yönelik yasalar çikarilarak zorla dagitilmalari ve hatta uzak yerlere sürgüne tabi tutulmalari söz konusu olmustur. Karsi gelenlere saldiri ve katliamlar söz konusudur. iste bu saldiri, katliam ve sürgünlere tabi tutulanlardan bir bölümü günümüzde iç Anadolu'da yasayan Kürt toplumudur. Ama ne hikmetse yok olmus topluluklarin tersine, iç Anadolu Kürtleri 250 yillik bir sürece ragmen, kendi dil ve topluluklarini koruma, yasatma ve yasama erdemliligini gösterebilmislerdir.

Kürdistan'dan sonra en büyük Kürt kolonisi olan iç Anadolu Kürtleri, kimliklerini koruyor. Hatta okuyan insanlarin aile içinde Türkçe konusmasini "Xag Wirek" diyerek ayipliyorlar. Onlar, 68 ve 80'li yillar arasinda gelisen devrimci-toplumsal muhalefette yerlerini alirlarken; Kürdistan'in bir çok yerinde o dönemlerde kendine ayak bulan Türkiye soluna, iç Anadolu Kürt toplumu fazla sempatiyle bakmamis, aksine, ilk dönemlerinde DDKO içinde ve daha sonralari ise, farkli Kürt örgüt ve partilerinde yerlerini almislardir. Onlar Kürdistanlilarin yaninda olmayi ve onlarla iliski gelistirmeyi kendilerine bir ayricalik saymislardir. Bu, bilinçli bir taraf olmaktan ziyade, Kürt olmalarindan kaynaklanan bilinçalti ve güdüyle olusan ilkel bir Kürt kimligine sahip olmalarindan kaynaklaniyordu.

HADEP'in iç Anadolu Kürt yerlesim birimlerinde (sirasiyla; il, ilçe, kasaba, köy) aldigi oy orani, burada Kürt kimliginin bir resmini verir. Bu ayni zamanda, Kürt sorununu salt bir ekonomik sorun olarak gören devlet düsüncesinin de bilimsel, olmadigini, aksine çürüklügünü ortaya çikariyor. Ekonomik olarak güçlü degerlere sahip ve bu düzlemde de iktisadi istemleri pek de olmayan iç Anadolu Kürtler'inde de, ilk planda Kürdistan'daki gibi, kendini dayatan, Kürt kimligini taniyip özgürce ifade edebilmesi istemi çikiyor karsimiza.

Kimligin taninmasi isteminin bu Kürt kolonisinde de kendisini dayatmasinin nedenlerinden en önemlisi;1984'te baslayan gerilla savasi olmustur. Çünkü bu özgürlük savasiyla, Kürdistan'da da hizla gelisen ve büyük bir ivme kazanan, Türkiye'de de tüm toplumsal, sosyal dinamikleri sarsan ve uluslararasilasan Kürt halkinin özgürlük mücadelesi; Kürt kimliginde ve uluslararasilasmasinda bir rönansi yasatmistir. Genelde Kürt halkini etkileyen mücadele, iç Anadolu Kürtleri'ni de yogun bir sekillenmeyle karsi karsiya birakmistir. Bir yandan Kürdistan'da ülke ve kimlik kavramlari insanlarin beyinlerinde netlik kazanirken, diger yandan iç Anadolu Kürtler'inde de ülke ve kimlik kavramlari arasinda bir kargasa baslatmistir. O gerillaya katilirken, ülke bilincinden çok, Kürt kimliginden dolayi katilmistir.

250 yillik tarih sürecinde kendinde özgü bir kültür ve degerler birikimi yaratan iç Anadolu Kürt toplumunun; Kürdistan Ulusal Kurtulus Mücadelesi içinde yer almasinin örneklerini verirken; 74'te sehit düsen Mehmet Bayram, faili meçhul bir cinayete kurban giden HEP Ankara il baskani Av. Faik Candan, yüzlerce sehit gerilla, hapishanelerdeki onlarca özgürlük mahkumu ve HADEP eski Genel Baskani Murat Bozlak'i anmamak mümkün mü?

 
volongotoDate: Friday, 2010-06-11, 10:30 PM | Message # 2
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
iç Anadolu Kürtlerinin Yerlesim Cografyasi :

Basta Konya iline bagli Cihanbeyli, Yeniceoba, Yunak, Kulu kazalari olmak üzere bu kazalarin köylerinin % 90'i Kürt köyüdür. Yine bu köylerle sinir olan Ankara'nin Haymana, Polatli, sereflikoçhisar ve Bala ilçelerinin Kürt köyleri ve onlarla sinir olarak Hirfanli Baraj'indan itibaren Kirsehir'in Kaman ilçesi, Pisyan asiretine mensup Kürt köyleri baslamaktadir. Kirsehir merkez köylerinin yarisi, Çiçekdagi kazasinin % 60 'i ve Boztepe kazasinin ise % 80'i Kürt köyleridir. Burada Konya, Ankara ve Kirsehir il sinirlari arasinda olan Kürt yerlesim birimlerinin birbirine ya sinir olduklari veya arlarinda çok az mesafe oldugu görülmektedir. Yine bu illere sinir Aksaray'da Kürtler vardir. Aksaray Kürtlerinin çogu Kürtçe'nin "Dimilî / Zazaca" diyalektigini konusmaktadirlar.

Yozgat Kürtleri; genellikle, Yozgat, Çorum, Tokat ve Amasya il sinirlarinin kesistigi bölgededir. Bu bölgeye serpistirilmis Kürt köyleri Çekerek, Zile, Alaca ve Ortaköy ilçelerine baglidirlar. Burada meskun köylerin sayisi 41'i bulmaktadir.

iç Anadolu Kürt toplumunun kültür birligi içerisinde olan ancak, daha çok Kürdistan'la cografik yakinligi olan Elbistan'la, Kayseri ili Sariz ilçesinin Kürtler'i ise yogun bir nüfus birikimi arz etmektedirler.

Bu incelememizde, daha çok Kirsehir, Ankara ve Konya Kürtleri üzerinde duracagiz.

Asiretler :

iç Anadolu Kürt asiretlerinin en büyükleri kuskusuz ki Resvan, Canbeg, (Cihanbeyli) ve sexbizini'lerdir. Bunun yaninda yogun bir nüfusa sahip Koçgiri ( Sanz ), Badili, Mahasi, Pisiyan ve Beski gibi asiretlere de iç Anadolu'da rastlanmaktadir. Bir çok asiret Kürdistan'dan küçük guruplar halinde sürüldükleri için Resvan ve Canbeg asiretleri arasinda erimistir.

Bir asiretler konfederasyonu olan Resvan asireti hakkinda yazili olan eski belge, serefname ve Osmanli imparatorlugu'nun iskan belgeleridir. serefname'de Resvan asireti Hasankeyf eyaletinin en büyük 8 asireti arasinda sayilir. Necdet Sakaoglu, "Köse Pasa" adli eserinde; "Dogu Anadolu'nun en namli ailelerinden olan Resvanzadeler, bir yandan konfederasyon üzerinde mukaata voyvodasi , bir yandanda Maras , Malaa ve Besni malikaneleri mutasarrifi olarak 200 yili askin kendi bölgelerinde mutlak söz sahibi oldular. Bu ocaktan 1650 ile 1850 arasinda çogu mirmiran rütbeli Halil Pasa, Ömer Pasa, Mehmet Pasa, Süleyman Pasa, Abdurrahman Pasa, Ömer Pasa(2), Abdurrahman Pasa (2) gibi taninmis derebeyleri gelip geçti. Devlet, bu hanedanin nüfuz alanina disardan yönetici göndermeyecek derecede çekingen davranmayi , zulüm ve taskinliklarini kulak ardi etmeyi seçti. Mesela 1750'de "

"Sen Resvanoglusun - bulunmaz narhin

Asilar öldürür - verdigin vergin

Altinda arap atin - elinde kargin,

Kollarinda cingirakli balar da döser..."

 
volongotoDate: Friday, 2010-06-11, 10:32 PM | Message # 3
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Resvani asireti hiyerarsi ve örgütlülük biçiminde baska bir çok asiretten farkliliklar göstermekteydi. Yusuf Halaçoglu, 8.yüzyilda Osmanli imparatorlugu iskan siyaseti adli yapitinda: "Resvan asireti gibi bazi tesekküllerde ise, kethüdalari, ihtiyarlari ve diger söz sahiplerinin istedikleri sahislari Boy beyi yapma yetkisine sahip olduklari görülmekte ve asiret Kethüdalari ise, tabi olduklari Boybeyi tarafindan tayin edilirlerdi. Buna ragmen Kethüdaligin irsi bir müessese oldugu ileri sürülmektedir." diye aktariyor.

Diger en büyük asiret olan Canbeg (Cihanbeyli) asireti ise Ulus diye anilmistir. Y. Halaçoglu ayni yapitinda Cihanbeyli asireti için; "Güneydogu ve dogu Anadolu'da Ulus adiyla anilan büyük asiret" diye bahsetmektedir. Resvan asiret konfederasyonu kendi içinde bir çok asirete ayriliyor. Bunlar sirasiyla; Belikan, Celikan, Oxciyan, Cutkan, Xelkan, Sêfkan, Nassir ê, sêxbilan, Mifkan, Omeran, Berkati, Sevidi, Moliki, Canbeg (Cihanbeyli)'dir.

Tek tük köyleri bulunan Milli asiretinden bilinen alt asiretler de söyle; Hatunoglu ve Hacibanli'dir.

Asiret federasyonlari içine girmeyen asiretler ise; Taburoglu, Pisiyan, Mahasi, Beski, Badili, Atmani, vs. dir. Bunlarin yerlesim birimlerinin adlari ise genelde Kürtçedir. Ancak Türk devleti bu Kürtçe isimleri de Kürdistan'da yaptigi gibi degistirmistir. Örnegin; Zakêrê ismi Yalnizagaç olarak, Qisla ismi Mahmutlu olarak ve Omêran ismi Tavsançali olarak degistirilmistir.

Nüfus (1990):

Kirsehir merkezi ve kirsal alanda toplam Kürt nüfusu 50.000, Ankara da 100.000, Konya'da 170.000 civarindadir.

200'ü askin Kürt yerlesim biriminin (ilçe, kasaba, köy) bulundugu Konya, Ankara, Kirsehir illerinin sinirlari içinde, il merkezleri dahil iç Anadolu kökenli Kürt nüfusu toplam olarak 300.000'i asmaktadir. Buna, bu illere daha sonralari Kürdistan'dan gelip yerlesen nüfus dahil degildir.

Özellikle baskent Ankara'da yasayan nüfusun dörtte birinin Kürt kökenli oldugunu söylersek, bu üç ildeki toplam Kürt nüfusunun yaklasik 1 Milyonu buldugu söylenebilir. Bu nüfus toplamina Çorum, Tokat, Yozgat, Amasya, Aksaray, Nigde ve Kirikkale'de yerlesik Kürt nüfusu eklenince 2 Milyona yaklastigi söylenebilir.

Kürdistan'dan kopus tarihleri, nedenleri ve geldikleri yerler :

iç Anadolu Kürtler'inin göç tarihleri daha çok Osmanli imparatorlugu'nun ikinci yarisina yani 18.yy'in sonlariyla 19.yy'in ilk yarisina tekabül etmektedir. Bu göçler, siyasal ve ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadir. Osmanli imparatorlugu'nda özellikle ikinci dönemin birinci çeyreginde meydana gelen isyanlarin kimlikten çok ekonomik nedenlerden kaynaklandigi bir gerçektir. Ama imparatorlugun yönetici kadrolari ve özellikle padisah için bu sürgünlerin esas nedeni Kürtleri dagitip, eritmek ve böylecede zararsiz, asker ve vergi deposu yaratmakti. Çünkü Osmanli imparatorlugu dagilma ve yikilma sürecine girmis; bir yandan Balkanlar olmak üzere birden çok cephede, komsulariyla ve bagimsizliklarini elde etmek isteyen halklarla savasa girmistir. Zaten 1683 yilindan beri devam eden savaslardan dolayi masraflar artmistir.

Hazineyi doldurmak için vergi mükelleflerini arttirmak, diger yandan savas cephelerine asker yetistirmek için ilk akla gelen potansiyel konar - göçer asiretler olmustur.

Asiretler konar-göçer olmalarindan dolayi, yaylak ve kislak bölgeleri arasinda hareket etmekteydiler. Yaylak ve kislaklari bazen birbirinden çok uzaklarda bulunmaktaydi. Erzurum yaylalarina, Firat nehri'nin çiktigi yerlere yaylamaga giden bir asiret kislak için Suriye çöllerine ve iran'a kadar inmekteydi. Bu devlet için bir çok sorumluluklari da beraberinde getirmekteydi. Bir yandan vergi alinamamasi, asker elde edilememesi ve diger yandan sürüleri ile yaylaklar arasinda gidip gelmelerde çevredeki tarim alanlarina zarar vermeleri en büyük sorunlardi. Yine bu sorun hakkinda Yücel Özkaya'da sunu aktarmaktadir; "Türkmen ve Kürt asiretleri bir yerde durmayip, yaz - kis yer degistirmekte ve yer degistirirken gitmis oldugu yerlerin halkina da zararlari dokunmaktaydi. Bu asiretlerin meselesi, 18.yy'in ilk yarisinda devleti devamli ugrastiran büyük bir sorundu.

 
volongotoDate: Friday, 2010-06-11, 10:34 PM | Message # 4
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Yukaridaki nedenlerden ötürü asiretlerin iskana tabi tutulmasina geçildi. ilk olarak 1692'de baslatilan ve göçebe asiretleri yerlesik hale getirmeyi amaçlayan iskan uygulamasi zor yöntemi kullanilarak yapilmaya çalisilmistir. Yani bu iskan politikasi bir sürgün ve cezalandirma eylemi olarak uygulanmaya konulmustur. Esas amaç olarak

a-) Göçebe asiretleri yerlesik hale getirip tarima yöneltmek, böylelikle vergi açigina kaynak bulmak,

b-) Asiretleri iskan ettirmek suretiyle, onlari disiplin ve denetim altina almak ve bu yolla asker devsirmeyi ve vergi toplamayi kolaylastirmak. iskanlarin amacina ulasmasi için asiretleri bölüp parçalamak, birbirine kirdirtmak da yöntemlerden biri olmustur.

ilk gizli çetecilik

Son günlerde Türkiyede aktüel olan devlet içi çeteler, hizbul-kontra gibi devlet tarafindan organize edilmis, katillerin ve çetlerin tarihçesi 1808'lerde kardesini bogdurarak tahta gelen II. Mahmud'a dayanmaktadir. II. Mahmud, Tuna boylarinda sikisan askerini doyurmak, asker açigini doldurmak için, Kürt asiretlerinden yararlanmak istedi. Ancak asiretlerin önce dize getirilmesi gerekliydi. iste Türk tarihinde ilk olarak devlet eliyle, devlet içinde gizli çeteler olusturuldu. Bunlarin bir amaci da Kürt asiretlerini dagitip, "zararsiz, yararlanilabilecek" bir konuma getirmekti. II.Mahmut tarafindan olusturulan bu çetelerin ilk icraati ise II.Mahmud'un kardesini bogarak öldürmek olmustur.

iç Anadolu Kürtleri'nin en büyük asiret federasyonu olan Resvan ve Canbeg Asiretleri'nin iskani bu dönemin devletini çok mesgul etmistir.

Cengiz Orhunoglu, (Osmanli imparatorlugu'nda asiretlerin iskani); "Cihanbeyli Asireti'nin iskani hakkinda sunu aktarmaktadir; " Güney-Dogu Anadolu Asiretlerinden olan ve eskiden beri oturmakta olduklari Gerger kazasini terk ederek Çemisgezek, Pertek ve Sagman kazalarina tabi köylere gidip, ahalisini sürerek kendileri yerlesen Cihanbeyli, seyh Hasanli ve Dede Sülü vs. cemaatlerinin bu hareketleri, Çemisgezek Kadisi Mevlana Mehmet tarafindan bir arzla istanbul'a sikayet edilmisti. Bunun üzerine 1705 yilinda Cihanbeyli asiretinin Rakka'ya sürülmesine gönderilen fermanla emir edilmisti."

Ancak onlarinda iskanlari Resvanlarla ayni döneme tekabül etmektedir. Yinede Kürdistan'da iskan isinin zor oldugunu görmekteyiz. 1692'de baslayan iskan siyasetinin tam basariya ulasmadigini ve bu isi sonuca ulastirmak için 1866' da tekrar devletin ise koyuldugunu ve hatta adina Firka -i islahiye denilen bir komisyon kuruldugunu görüyoruz.

 
volongotoDate: Friday, 2010-06-11, 10:35 PM | Message # 5
Major general
Group: Administrators
Messages: 457
Reputation: 0
Status: Offline
Ankara Haymana'da sexbizini asiretinin iskan tarihi için Avrupali gezgin Hüterroth'un iskan tarihi olarak verdigi 1800 ile 1810'u dogru buluyoruz.

Yine baska bir yabanci kaynakta Kürt asiretlerinin 17.yy'in sonlarina dogru Haymana çevresindeki daglarda görünmeye basladiklari aktarilmaktadir. ( Bak. çev. Gabar Çiyan ) Ayni kaynak Resvan ve sexbizini asiretlerine bagli kisilerin Osmanli idaresinin kontrolünde batiya zorla göç ettirilmelerinin yanisira , hayvanlarina yeni otlaklar bulmak, otlaklarini genisletmek için de buraya gelmislerdi diyor.

18.yy boyunca Kürt asiretleri Orta Anadolu'ya gelmeye basladilar. 1850'li yillarda, Fransiz asilli cografyaci Perrot, Haymana'li Kürtlerle yaptigi söylesilerden yola çikarak, Kürtler'in enaz birkaç kusak önce buraya geldiklerini açiklamaktadir. (Çev. Gabar Çiyan) Bu asiretlerin mümkün oldugunca daginik , birbirinden kopuk yerlestirilmeleri özellikle planlanmis ve uygulanmistir.

" 18.yy'in ortalarindan sonra Kulu çevresinde yeni köyler kuruldu. Bundan baska yaz boyunca gezinilen yaylalar, yerlesik hale dönüstürüldü. Günümüzde Kulu'da bulunan Kürt köylere - ki bunlar göçerlerin yerlesik hale getirilmesinden sonra insa edildi - örnek verirsek , Dipdere'nin 1830'da, Celep'in 1839'da, Omeran (Tavsançali)'nin 1886'da, serefli'nin 1863'de, Beskardes ve Karacadag'in 1870'de, Kirkpinar'in 1886'da, Tuzkaya ve Yaziçayir'in temelleri 1890'da atildi." (Çev. G. Çiyan ) Türk devletinin Kürtlere yönelik zorunlu iskan ve daha sonralari sürgün siyasetleri günümüze kadar farkli sekillerde, devam etti. iç Anadolu'ya toplu asiret iskanlarindan sonra; Cumhuriyet Türkiye'sinin de sürgünleri eklenmistir.

Agri isyani'ndan sonra iç Anadolu Kürt köylerine bir çok Kürt gelmistir. Bunlara verilen ad ise "Muhacir" olmustur. Bu "Muhacirler" ordaki yerlesik Kürtlerle evlenerek kaynasip akraba olmuslardir.

Burada M. Emin Zeki'den bir pasaj aktarirken sürgünlerin Kürtler için, zor ve zalimane gerçeginin, günümüzde yakilan 3000 köy ve yerlerinden edilen 3 Milyona yakin Kürt insaninin " Kaderi" ile çakistigina sahit olmaktayiz. M. E. Zeki ; "1919 yilinda, Osmanlilarin 2. ordusunda erzak ve yiyecek sikintisi da bas gösterince, Diyarbekir ve yöresindeki Kürtlerden asker ve sivil olanlar yurtlarini birakarak Musul'a gitmeye zorlandilar. Bir bölümüde Adana ve Halep'e sürgün edildi. Çogu yollarda açliktan ve hastaliktan öldü. Bu arada Musul'a kadar gelebilenlerin anlattiklari olaylar, o masumlarin kitleler halinde yollarda yada erisebildikleri sehirlerin cadde ve sokaklarinda topluluklar halinde ölüsleri; dinleyicilerin ve görenlerin yüregini parçaliyordu." diyordu.

(alintidir)

 
Forum » iç Anadolu Kürdleri » Orta Anadolu Kürdleri-2 » Orta Anadolu Kurtleri-2
Page 1 of 11
Search:

Copyright MyCorp © 2016